İçeriğe geç

Yazar: Kuran Etimoloji

Ayn-Kaf-Dal (ع ق د)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 7 kez, 4 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ayn-Kaf-Dal (ع ق د)

Kök anlamı: bağlamak, düğümlemek, iliklemek, bir şeyin kenarlarını bir araya toplamak. Bir araya gelme ve getirme, toplamak veya toplanmak.

ǐḳd – Gerdanlık

ǎḳd (çoğ. ǔḳûd) – Sözleşme, antlaşma, yemin, bağlantı, sağlam söz

ǔḳde (çoğ. ǔḳad) – Düğüm. Akdedilen nikâh, yemin ve benzeri şeylerin ismidir.

Türkçe’ye girmiş türevler : akit, akide, ağda, akait, âkit, itikat, ukde

Yorum Bırak

Vav-Kaf-Be (و ق ب)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 1 kez, 1 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Vav-Kaf-Be (و ق ب)

Kök anlamı: bir oyuğa, çukura girmek

Veḳb – Duvar, kaya, bedendeki delik, küçük çukur, içinde su biriken kaya oyuğu

Veḳîb – hayvanın koşarken karın boşluğundan gelen sestir.

İḳâb – arkadan çekiştirme, dedikodu yapmak

Veḳabbe / Kabbebe- hırlamak

Yorum Bırak

Gayn-Sin-Kaf (غ س ق)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 4 kez, 3 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Gayn-Sin-Kaf (غ س ق)

Kök anlamı: karanlık olmak

Ğaseḳ – ilk koyu karanlık

Ğassaḳ – irin, kokan artık su,- gözün kararması – karanlığın artması, herhangi bir şeyin akması, dökülmesi – kokan içki veya su, hamimin zıttı olan çok soğuk ve fena olan. Dolgunluk – soğukluk.

Ğasiḳ – karanlık gece, şiddetli karanlık, gece karanlığı, şafağı kaybolmuş gece

Yorum Bırak

Nun-Fe-Se (ن ف ث)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 1 kez, 1 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Nun-Fe-Se (ن ف ث)

Kök anlamı: tükürüklü üflemek. Akıtmak. Dile getirmek.

Nefṧ – Efsun ve büyü yapanların hafif tükürerek üfürmeleri

Neffâṧât – üfürükçü

Nüfâṧe – döküntü

Nefiṧ – kirli

Yorum Bırak

Ha-Sin-Nun (ح س ن)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 194 kez, 12 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ha-Sin-Nun (ح س ن)

Kök anlamı: güzel, iyi olmak.

Hüsn – güzellik, rağbet edilen ve sevilen şey, her hoşa giden, arzu edilen şeyi ifâde eder.

Hasen/Hasene – iyilik, iyi hal, iyi nesne; tabiat ve aklın güzel bulduğu şey; insanın canı, bedeni ve şartları için elde ettiği bütün sevindirici nimetlere denir. Bunun zıddı ise seyyie ile ifade edilir. Hasene ve Hüsna arasındaki farka gelince; Hasene hem şahıslar hem de olaylar için kullanılır. Hüsna ise sadece olaylar için kullanılır, şahıslar için kullanılmaz. Hasene de genel kullanımı itibariyle daha çok, gözlere hoş görünen şeyler için kullanılır. Kur’ân’da geçen Hasene kelimesi çoğu zaman, basiret yönünden güzel görünen şeyler için kullanılır.

İhsân – Başkasına iyilik/güzellik yapmak, karşılıksız vermek, yaptığı işi güzel yapmak. Kişinin işinde mevcut olan iyiliktir. Bu da, güzel bir ilim öğrenmek ve güzel bir amel yapmak gibi şeylerdir.

Not: Aynı Arapça kökten ḥasan “güzel”, ḥuseyn “küçük güzel”, aḥsen “çok güzel”, taḥsīn “güzelleme”, muḥsīn “ihsan edilmiş” sözcükleri Türkçede erkek adı olarak kullanılır.

Türkçe’ye girmiş türevler: hüsn, ahsen, muhsin, hasenat, ihsan, istihsan

Yorum Bırak

Kh-Ye-Ra (خ ي ر)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 196 kez, 5 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Kh-Ye-Ra (خ ي ر)

Kök anlamı: 1. seçmek, tercih etmek 2. iyi olmak, iyilik etmek, üstün olmak, üstün kılmak.

Hayr – İyilik, herkesin elde etmek istediği arzu edilen şeyler, seçkin olan, insanın zorlanmaksızın yaptığı her fiil

İhtiyar – daha iyi olanı, hayır görülen şeyi tercih etmek, seçmek.

Türkçe’ye girmiş türevler :hayır, hayrat, hırsız, ihtiyar, muhtar, istihare, muhayyer

1 Yorum

Ayn-Nun-Dal (ع ن د)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 201 kez, 2 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ayn-Nun-Dal (ع ن د)

Kök anlamı: 1. Israr ve inat etmek. 2. Yakınlık anlamı için konulan bir lafızdır; kimi zaman mekân, kimi zaman da inançla ilgili kullanılır.

inâd – uzaklaşmak, topluluktan ayrı durmak, yoldan çıkmak, haktan sapmak.

anîd – Yanındaki şeyi beğenen kişi. Yanındaki şeyle övünen kişi. İnatla muhâlefet edendir.

anûd – bilerek sapan/direnen

Türkçe’ye girmiş türevler : inat, anut, muannit

Yorum Bırak

Fe-Lam-Kaf (ف ل ق)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 4 kez, 3 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Fe-Lam-Kaf (ف ل ق)

Kök anlamı: Bir şeyi yarıp onu birbirinden ayırmak.

felâḳ – Tan zamanı, sabah aydınlığı.

feleḳ – İki tepe arasındaki basık araziye denir.

filḳ / feyleḳ – şaşılacak şey

feliḳ / fâliḳ – İki dağ arasındaki aralığa ve devenin iki hörgücü arasında kalan sırt kısmına denir.

Yorum Bırak

Cim-Nun-Nun (ج ن ن)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 140 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Cim-Nun-Nun (ج ن ن)

Kök anlamı: bir şeyin duyu organlarına saklı kalması, gizlemek, saklamak, örtmek, korumak, gizli kalmak

Cenan – kalp (duyu organlarından saklanmıştır.)

Cünnet – İnsanı örten ve koruyan kalkan, duyu organlarına karşı kapalı olduğu için gecenin örtücülüğü.

Cennet – ağaçlı olup ağaçları yeri kaplayan her bahçeye denir. Bazen, yeri göğü kaplayan ağaçlara
da denilir.

Cenîn – çocuğun annesinin karnında kaldığı sürecin adıdır.

Cin – duyulardan gizlenmiş/saklanmış olan rûhânî varlıklardır (melekler şeytanlar dahil).

Cinnet – cin topluluğu. Delilik.

Cünûn – nefs ile akıl arasına perde girmesidir.

Mecnûn – kendine bilgi öğreten cinin çömezi.

Türkçe’ye girmiş türevler: cenin, cennet, cinnet, mecnun

İbr/Aram gānāh, gənā גָנָה [#gny] örtünme, gizlenme, kapanma ≈ İbr gānan גָנָן [#gnn] koruma, etrafını çitle çevirme
~ Aram gannā/ginnəthā גַּנָּא, גִֺנְּתָא [#gn] bahçe < Aram gənā korumak, etrafını çevirmek (≈ Akad ganānu a.a. )

Yorum Bırak

Nun-Ayn-Mim (ن ع م)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 140 kez, 9 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Nun-Ayn-Mim (ن ع م)

Kök anlamı: mutlu/hoşnut olmak, zevk ve refahla yaşamak, bolluk ve iyi hal içinde olmak, kolay bir hayat sürmek, hayatın rahatlığını ve sefasını sürmek. Kolaylaşmak/yumuşaklaşmak (hafifleşmek).

Ni’met – İyi hâl/güzel hayat, maddî ve mânevî imkânlar, hoş/güzel hal

Na’im – bol miktardaki nimet

Na’me – iyilik

İn’am – başkasına iyilik yapmak, nimet vermek

Ne’am – “evet, iyi, hoş” sözcüğü, nimet kelimesinden alınmış bir “cevap” kelimesidir.

Nu’ame – yumuşak biçimde esen güney rüzgârı

Ne’am – deve, sığır, koyun, davar, mal, ehil hayvan. Develere mahsus bir isimdir. Çoğulu en’am şeklindedir. Bu şekilde adlandırılmasının mantığı, devenin onların yanında en büyük nimet olarak kabul edilmiş olmasındandır. Bununla beraber, bu sözcük deve, sığır ve koyun cinsi karışık olduğunda da söylenebilir. Ama içinde deve yoksa onlara en’am denmez.

Türkçe’ye girmiş türevler : nimet, enam, inam, nağme, velinimet

≈ Aram nāˁem נָעֵם hoşnutluk, uyum, ses uyumu

1 Yorum