İçeriğe geç

Aylar: Aralık 2019

Vav-Lam-Dal (و ل د)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 102 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Vav-Lam-Dal (و ل د)

Kök anlamı: doğurmak. Neden olmak, yol açmak.

Veled (çoğ. Vildân) – doğan çocuk, tekili ve çoğulu, küçüğü ve büyüğü hep bu isimle anılır. Evlat edinilen çocuk için de kullanılır. Hem erkek hem de kız çocuğu için kullanılır.

Vuld – aile ve çocuklar

Vâlid – Baba

Vâlideh – Anne

Velîd – doğmak üzere olan çocuk. Asıl anlamı doğum zamanı yakın veya uzak olsun her çocuktur.

Velîdeh – doğum yapan cariye

Tevellud – herhangi bir sebeple bir şeyden bir şeyi türetmek

Türkçe’ye girmiş türevler: velet, evlat, mevlit, müvellet, tevellüt (mütevellit), tevlit, valide, veladet, velut, yelda (milat)

Aram yaldā, Akad walādu “doğurma”, İbr yeled “çocuk”. ~ Aram yaldā ילדא [#yld] doğum, milad < Aram yəlad ילד doğdu. ~ Aram mīlād מילׇד [#yld] a.a. < Aram yālad doğurmak

Yorum Bırak

Elif-Ha-Dal (ا ح د )

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 85 kez, 2 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Elif-Ha-Dal (ا ح د )

Kök anlamı: Bir, yegâne, bir tek olmak.

Ehad – yegâne, tek, kimse, biri, biricik.

Türkçe’ye girmiş türevler: ehad

Yorum Bırak

Nun-Vav-Ra (ن و ر)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 194 kez, 3 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Nun-Vav-Ra (ن و ر)

Kök anlamı: aydın ve ışıklı olmak.

Nûr – Görmeyi sağlayan yaygın hâldeki ışık, aydınlık, ışık. Apaçık olan, nesne ve olayların mahiyetini ortaya koyup aydınlatan şey. Kur’ân-ı Kerîm’de ve hadislerde “insanların önünü aydınlatıp doğru ve gerçek olanı görmelerini, hak ile bâtılı, hayır ile şerri ayırt etmelerini sağlayan mânevî ve ilâhî ışık” mânasında kullanılmıştır. Bu nedenle nûr iki çeşittir. Biri dünyevî, diğeri uhrevîdir. Dünyevî olan da iki kısma ayrılır: Bir kısmı, basiret gözüyle anlaşılır. Bu etrafa yayılmış olan akıl nuru ve Kur’ân nuru gibi İlâhî konularla ilgili olan nurdur. Bir kısmı da normal gözle algılanan nurdur. Bu da ay, yıldızlar ve aydınlatıcılar gibi ışık saçan cisimlerden yayılan nurdur.

Nâr – duyularla algılanan alev, ateş, sıcaklık, (mec.) tahrik, sıkıntı.

Menâre – minare, ışık bulunan yer, ışık/fener kulesi, yol işaretleri.

Nevâr – Kuşkudan doğan nefret

Nevr – ağacın çiçeği

Türkçe’ye girmiş türevler: nur, minare, münevver, nar, nevir, tenevvür, tenvir

≈ Aram nūr/nūrā נוּר ateş ≈ Akad nūru/nīru a.a.

2 Yorum

Ha-Sin-Dal (ح س د )

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 5 kez, 3 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ha-Sin-Dal (ح س د )

Kök anlamı: kıskanmak, hak edenin elindeki nimetin elinden alınmasını arzu etmektir. Bazen, bu istekle beraber, onun elinden alınması için çalışmak da bulunur.

Türkçe’ye girmiş türevler : haset, hasut

Yorum Bırak

Ayn-Kaf-Dal (ع ق د)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 7 kez, 4 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ayn-Kaf-Dal (ع ق د)

Kök anlamı: bağlamak, düğümlemek, iliklemek, bir şeyin kenarlarını bir araya toplamak. Bir araya gelme ve getirme, toplamak veya toplanmak.

ǐḳd – Gerdanlık

ǎḳd (çoğ. ǔḳûd) – Sözleşme, antlaşma, yemin, bağlantı, sağlam söz

ǔḳde (çoğ. ǔḳad) – Düğüm. Akdedilen nikâh, yemin ve benzeri şeylerin ismidir.

Türkçe’ye girmiş türevler : akit, akide, ağda, akait, âkit, itikat, ukde

Yorum Bırak

Vav-Kaf-Be (و ق ب)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 1 kez, 1 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Vav-Kaf-Be (و ق ب)

Kök anlamı: bir oyuğa, çukura girmek

Veḳb – Duvar, kaya, bedendeki delik, küçük çukur, içinde su biriken kaya oyuğu

Veḳîb – hayvanın koşarken karın boşluğundan gelen sestir.

İḳâb – arkadan çekiştirme, dedikodu yapmak

Veḳabbe / Kabbebe- hırlamak

Yorum Bırak

Gayn-Sin-Kaf (غ س ق)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 4 kez, 3 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Gayn-Sin-Kaf (غ س ق)

Kök anlamı: karanlık olmak

Ğaseḳ – ilk koyu karanlık

Ğassaḳ – irin, kokan artık su,- gözün kararması – karanlığın artması, herhangi bir şeyin akması, dökülmesi – kokan içki veya su, hamimin zıttı olan çok soğuk ve fena olan. Dolgunluk – soğukluk.

Ğasiḳ – karanlık gece, şiddetli karanlık, gece karanlığı, şafağı kaybolmuş gece

Yorum Bırak

Nun-Fe-Se (ن ف ث)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 1 kez, 1 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Nun-Fe-Se (ن ف ث)

Kök anlamı: tükürüklü üflemek. Akıtmak. Dile getirmek.

Nefṧ – Efsun ve büyü yapanların hafif tükürerek üfürmeleri

Neffâṧât – üfürükçü

Nüfâṧe – döküntü

Nefiṧ – kirli

Yorum Bırak

Ha-Sin-Nun (ح س ن)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 194 kez, 12 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ha-Sin-Nun (ح س ن)

Kök anlamı: güzel, iyi olmak.

Hüsn – güzellik, rağbet edilen ve sevilen şey, her hoşa giden, arzu edilen şeyi ifâde eder.

Hasen/Hasene – iyilik, iyi hal, iyi nesne; tabiat ve aklın güzel bulduğu şey; insanın canı, bedeni ve şartları için elde ettiği bütün sevindirici nimetlere denir. Bunun zıddı ise seyyie ile ifade edilir. Hasene ve Hüsna arasındaki farka gelince; Hasene hem şahıslar hem de olaylar için kullanılır. Hüsna ise sadece olaylar için kullanılır, şahıslar için kullanılmaz. Hasene de genel kullanımı itibariyle daha çok, gözlere hoş görünen şeyler için kullanılır. Kur’ân’da geçen Hasene kelimesi çoğu zaman, basiret yönünden güzel görünen şeyler için kullanılır.

İhsân – Başkasına iyilik/güzellik yapmak, karşılıksız vermek, yaptığı işi güzel yapmak. Kişinin işinde mevcut olan iyiliktir. Bu da, güzel bir ilim öğrenmek ve güzel bir amel yapmak gibi şeylerdir.

Not: Aynı Arapça kökten ḥasan “güzel”, ḥuseyn “küçük güzel”, aḥsen “çok güzel”, taḥsīn “güzelleme”, muḥsīn “ihsan edilmiş” sözcükleri Türkçede erkek adı olarak kullanılır.

Türkçe’ye girmiş türevler: hüsn, ahsen, muhsin, hasenat, ihsan, istihsan

Yorum Bırak

Kh-Ye-Ra (خ ي ر)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 196 kez, 5 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Kh-Ye-Ra (خ ي ر)

Kök anlamı: 1. seçmek, tercih etmek 2. iyi olmak, iyilik etmek, üstün olmak, üstün kılmak.

Hayr – İyilik, herkesin elde etmek istediği arzu edilen şeyler, seçkin olan, insanın zorlanmaksızın yaptığı her fiil

İhtiyar – daha iyi olanı, hayır görülen şeyi tercih etmek, seçmek.

Türkçe’ye girmiş türevler :hayır, hayrat, hırsız, ihtiyar, muhtar, istihare, muhayyer

1 Yorum