İçeriğe geç

Kur'an Etimoloji Yazılar

Zı-Lam-Mim (ظ ل م)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 315 kez, 12 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: bir şeyi ona ait olmayan yere koyma.

Zalime – karanlık olmak, belirsiz olmak. Korumak.
Bir şeyin üstünü kaplayan, koruyan [ya da gölgeleyen] şey.

Zaleme – yanlışlık ya da kötülük yapmak, adaletsiz davranmak, hastalıklı davranış içinde olmak, ezmek, zarar vermek, bastırmak, zulmetmek, yanlış kullanım, yanlış davranış, birinin hakkını çiğnemek, yanlış yere koymak, zarar, baskıcı olmak, suçlu yada adaletsiz olmak, kötücül hareket etmek, eksik veya başarısız olmak.

Türkçe’ye girmiş türevler: mazlum, mezalim, zalim, zulmet, zulüm

Aram ṣəlam צְלַם karartma, karalama, boyama, resmetme; İbr/Aram ṣalmoth צַלְמוֹת karanlık, zulmet; Akad ṣulmu siyah ≈ Akad ṣalāmu karanlık olma.

Yorum Bırak

He-Dal-Ye (ه د ي)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 316 kez, 12 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: doğru yola gitmek, doğru yolu göstermek, yol göstermek, kılavuz olmak, uğurlamak, yola rehberlik etmek, yönlendirmek, doğru yolu – yönü izlemek; doğru yola yönlendirilen, hidayet edilen; doğru yol, yön, yöntem, davranış biçimi. Hediye.

ihtidâ : Hidâyete erme, hak ve doğru olanı benimseme.

Türkçe’ye girmiş türevler: hidayet, hediye, ihtida, mühtedi, mehdi

Yorum Bırak

Kef-Te-Be (ك ت ب)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 319 kez, 7 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: iki deri veya kumaş parçasını birbirine eklemek, inci tanelerini dizmek, su kırbasının ağzını sıkıca bağlamak;toplamak, bir araya getirip dikmek, bağlamak; istinsah etmek, dikiş dikmek, raptetmek; yazı yazmak, dikte etmek; tayin, atama, takdir, yargılanmış, cezası hükme bağlanmış olan; hükmetmek, bir araya getirmek, toplamak, birbirine bağlı, kitap, içinde veya üzerinde yazı yazılan şey, kayıt, kaydolmak, ferman, kutsal yazı, kâtip, yazıcı

Kur’ân-ı Kerîm’de kitâb kelimesiyle aynı kökten bazı fiiller “yazma” mânası yanında “farz kılma, hükmetme, takdir etme” mânalarında da geçmektedi.  Kelimenin başlıca şu anlamlarda kullanıldığı görülür: 1. Vahiy (Kur’ân-ı Kerîm, Tevrat, incil) 2. Amel defteri. 3. Levh-i mahfûz.

Türkçe’ye girmiş türevler: ketebe, katip, kâtibe, kitap, kitabe, kitabet, kitabi, kitabiyat, reisülküttap, mektep, mektubat

Not: Sami ktb kökünün nihai anlamı “dikiş dikmek, bağlamak, raptetmek” olup, “yazı yazma” anlamı en erken Aramcada kaydedilmiştir.

Yorum Bırak

Ra-Elif-Ye (ر ا ي)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 328 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Görmek, düşünmek, tutmak; görüş sahibi olmak, algılamak, yargılamak, dikkate almak, bilmek.

Türkçe’ye girmiş türevler: rey, mirat, riya, mürai, rüya, rüyet

Yorum Bırak

Ra-Ha-Mim (ر ح م)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 339 kez, 9 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.

Rahima – İyilik eden, faydalandıran, özrü kabul eden veya affeden. Sevmek, hassasiyet, merhamet, acıma, bağışlayıcılık, yararlılığı deneyimlemek için gerekli olan her şeye sahip olmak.
Terhamu – merhamet, acıma, ya da şefkat sahibi olan; çok acıyan, çok şefkatli olan.
Erham – rahimler (tekil) rahim, yani menşe orijin. Karında bebeğin büyüdüğü hazne.
Ruhmun – ilişki, yani akrabalık, doğumla bağlantılı yakınlık; Bir ata ile bağlantılı akrabalık ilişkisi. Bir bağlantı veya ilişki durumu.
RahmanAr. fa’lan vezninde, etkin sıfat- isim olup “bütünlük ve kapsamlılık” fikrini taşır.
Rahimfail vezninde olup, daimi olan bir “yineleme ve verme” fikrini ifade eder.

Türkçe’ye girmiş türevler: rahmet, istirham, merhum, merhume, rahim, rahman

İbr/Aram raḥmān רחמן «merhamet eden», a.a. < İbr/Aram #rχm רחמ sevme, acıma, merhamet etme, bağışlama. ≈ Aram raḥəm רחם ana rahmi ≈ İbr rəḥām רחם a.a. ≈ Akad rēmu a.a. )

Not: Ar/Aram/İbr #rḥm “kucaklama, şefkat gösterme, merhamet etme” fiili, isim kökünden türetilmiştir.

Yorum Bırak