İçeriğe geç

Yazar: Kuran Etimoloji

Cim-Ayn-Lam (ج ع ل)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 346 kez, 2 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Bir şeyi yapmak, yaratmak, var etmek, varlık haline getirmek. Oldurmak, hale getirmek, oluşturmak. Başka bir hale, duruma dönüştürmek. Hakkıyla yargılamak, karar vermek, yasal düzenlemeler yapmak. Bilinir kılmak, yerleştirmek. İçine koymak, atamak, tahsis etmek. Ayarlamaya başlamak, başlamış olmak. Tencereyi ateşten indirmek için kullanılan bez parçası, kısa palmiye ağaçları, sürgünler, filizler.

Yorum Bırak

Kaf-Ta-Ayn (ق ط ع)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 36 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: kesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek, parça, kısım, bölüm, bir bütünden kesilmiş

Türkçe’ye girmiş türevler: kıta, kat, ikta, inkıta, kati, maktu, mukataa, maktuen, kat´a, katiyen, katiyet, katiyetle

Yorum Bırak

Kaf-Ra-Elif (ق ر ا)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 88 kez, 4 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek.

Türkçe’ye girmiş türevler: kari, kuran, kıraat, kıraathane

Aramice ḳarā קרא‎ çağırma, seslenme

Yorum Bırak

Sad-Lam-Vav (ص ل و)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 99 kez, 4 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Hayvanın arka orta bölümü, kuyruğunun çıktığı yer, sırtlamak, desteklemek, uyluklamak, yakından takip etmek, arkasından yürümek/takip etmek, (Musalli > önde giden atı izleyen arkadaki at) bağlı kalmak, söylev, nutuk, hitabe, konuşma, dua, namaz, yalvarış, bağışlanma dileme, istirham, rica, övgü, takdir, methiye, kutsama, lütuf, şükran

Türkçe’ye girmiş türevler: salâ, salat, musalla, salavat

Aram. ṣəlū, ṣəlūthāṣəlā [#ṣly] eğilme, bükülme, dönme

Akad. sulû dua, ibadet, yalvarma, rica, niyaz; sullû  başvurmak, müracaat etmek, yalvarmak, rica etmek; çağırmak, seslenmek

6 Yorum

Fe-Dad-Lam (ف ض ل)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 104 kez, 4 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Bir şeyde çok iyi olmak, seçmek, ayırt etmek, ayırmak, üstün olmak, çoğalmak, fazlalaşmak, kazanç/hediye, yardım/ödül/iyilik/nezaket bağışlamak.

Türkçe’ye girmiş türevler: fazilet, fazıl, efdal

Yorum Bırak

Fe-Ayn-Lam (ف ع ل)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 108 kez, 6 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Bir şey yapmak, yaptı, bir eylemin etkisine veya derdine maruz kalmak, işlemek(suç vb.), etkinlik, edinim elde etmek, gelenek/alışkanlık/tarz/adet.

Türkçe’ye girmiş türevler: fail, fiil, bilfiil, efal, faal, faaliyet, infial, meful

Yorum Bırak

Ayn-Za-Za (ع ز ز)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 119 kez, 7 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: güçlü, kuvvetli, nüfuzlu, iktidarlı, zorlu, sağlam, asil/onurlu/ihtişamlı, direndi/dirençli/karşı koydu, yenilmez, üstesinden gelmek (örneğin bir tartışmada), heyecanlandırmak, yenmek, saygın, kıymetli, şan, kibir, mükemmel, gururlu ve sert bir şekilde, yavuz (katı)

Türkçe’ye girmiş türevler: aziz, azize, izaz, izzet, taziz, muazzez

Ar ˁazīz عزيز [#ˁzz faˁīl sf.] güçlü, değerli ≈ Aram ˁazīz עזיז [#ˁz] güçlü ≈ İbr ˁaz עז güç, kuvvet

Yorum Bırak

Ayn-Zı-Mim (ع ظ م)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 128 kez, 5 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: muazzam, önemli, büyük, saygı, onur, güçlü, şanlı, nüfuzlu-etkili adam, çok kudretli, muhteşem, şiddetli, ihsan (cömertlik)/bol, büyütmek/artırmak. azzama – büyük hale getirmek.

Türkçe’ye girmiş türevler: azim, azimüşşan, azam, azamet, azami, muazzam, sadrazam, tazim, uzma

Yorum Bırak

Dal-Nun-Vav (د ن و)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 133 kez, 5 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Yakın olmak, yakınlaşmak, alçalmak, bir anlaşmanın veya sözün sonrasında yüzüstü bırakmak, benzemek.

Türkçe’ye girmiş türevler: denî, dün, dünya, dünyevî, edna, denaet, madun

Not: Arapça sözcük, denī “aşağı” sıfatının kıyas hali olan ednā “daha aşağı” sözcüğünün dişilidir. “Öte taraf” ile bir karşıtlığı ima etmesi bakımından İslam dini kökenli bir kavramdır.

Yorum Bırak

Ayn-Be-Dal (ع ب د)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 275 kez, 6 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: hizmet etmek, ibadet etmek, tapmak, bir şey etkisini kabul etmek, teslimiyetle veya tevazu ile itaat etmek, onaylamak, uygulamak, adamak, itaat etmek, köle, kontrol altına almak, bir araya getirmek, esir etmek

Türkçe’ye girmiş türevler: abit (ibadullah – Allahın kulları), abdiâciz, ibadet, ibadetgâh, ibadethane, ibadî, ibadilik, mabet, mabut, mabude, ubudiyet.

Aram ˁabed עֲבֵד [#ˁbd], Akad abdu. diğer Sami dillerinde #ˁbd kökü “çalışmak, hizmet etmek, köle olmak” anlamında olup, “tanrıya tapınma” anlamı Arapçaya mahsustur.

Yorum Bırak