İçeriğe geç

Yazar: Kuran Etimoloji

Elif-Kh-Ra (ا خ ر)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 250 kez, 6 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Kef-Zal-Be (ك ذ ب)

Kök anlamı: son, diğer, sonra gelen, sonraki, başka, ikinci. geriye gitmek, geri çekilme, vazgeçme, geri durma, gecikme, erteleme, tecil etme, sonuncu, bir şeyin arka bölümü.

Türkçe’ye girmiş türevler: ahir, ahiret, bilahare, teehhür, tehir (muahhar), uhrevî

Yorum Bırak

Vav-Kaf-Ye (و ق ي)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 258 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Kef-Zal-Be (ك ذ ب)

Kök anlamı: korumak, esirgemek, muhafaza etmek, saklamak, önlemek, kötülük ve felaket karşısında korumak, güvende olmak, bir kalkan görevi görmek, göreve saygı duymak, sakınmak, saygı göstermek, korkmak, çekinmek.

takva: Dinin emir ve tavsiyelerine uyma, haram ve günahlardan kaçınma hususunda gösterilen titizlik anlamında bir kavram. Fiilin kökü “korku” anlamını da içermekle birlikte bu korkunç bir şeyden çekinmeyi değil, seven birinin sevdiğinin gönlünü incitmekten çekinmesini, yaratanına karşı saygı ve sorumluluk duyma hassasiyetini ifade eder. “Allah bilinci, Allah’a karşı sorumluluk bilinci” ifadeleri kavramın içeriğine daha uygun görünmektedir. Takva ve ittikā kelimelerinin içerdiği korku Allah’a duyulan saygıdan kaynaklanır. Takva; olumlu korkudur, sevgiyi yıpratma veya yitirme endişesidir.

muttaki : kötülüklere ve kendisinde zarar ve yaralanmalara sebep olacak şeylere karşı korunarak insanlığa ve Allah’a karşı görevlerini saygılı bir şekilde yerine getiren kişi.

Türkçe’ye girmiş türevler: muttaki, takiye (takke), takva

Yorum Bırak

Kh-Lam-Kaf (خ ل ق)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 261 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Kef-Zal-Be (ك ذ ب)

Kök anlamı: yaratmak, oranlamak, ölçümlemek, bir şeyi ölçmek veya paylara ayırmak, mükemmel bir ölçüye uygun olarak yapmak veya şekil vermek, bir işi ölçülü ve âhenkli biçimde yapmak, belirli bir ölçüye göre var etmek, daha önce tasarlanmış bir model veya kalıbı baz alarak üretmek veya meydana getirmek, şekillendirmek, mevcut ana maddeyi başka bir kalıba dökmek, olmayan bir şeyi varlık haline getirmek, var etmek (yoktan yaratmak), bir söylev veya konuşmayı üretmek veya oluşturmak, gerçekte bir icat olmadığı halde varmış gibi göstermek, yalan uydurmak, bir şeyi adil ve düzgün yapmak, pürüzsüz hale getirmek, gerçekleşmesi muhtemel ve mümkün olan (veya olmak üzere ya da olacak olan, veya halihazırda gerçekleşmesi devam eden ya da olup bitmiş olan), bir insana o kişinin niteliğine uygun olarak davranmak, bir şeyi giymek ve eskitmek, tastamam oturmak, yetkin olmak, uygun olmak, düzgün olmak, yapılış ve oran bakımından tam veya kusursuz olmak, doğuştan gelen, doğal bir dışavurum, mizaç, yaradılış, karakter, kalite sergilemek.

Türkçe’ye girmiş türevler: halk, halayık, halik, hilkat, hulk (ahlak), mahluk

Aram χelḳā חֶלְקָא [#χlḳ] pay, bölük, kısım < Aram χālaḳ חלק pay etmek, bölmek, düzeltmek, düzenlemek

Yorum Bırak

Elif-Kh-Zal (ا خ ذ)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 273 kez, 7 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Cim-Ye-Elif (ج ي ا)

Kök anlamı:  eline almak, elde etme, alma, kabul etme, zorla alma, esir alma, alınan, edinilen; türetilen-çıkarsanan, kabul edilmiş; bir antlaşmayı kabul etmek; sarsılmış-etkilenmiş; ustalık kazanmak, yok etmek, cezbetmek, büyülemek.

Türkçe’ye girmiş türevler: ahize, ahz, aksata, ittihaz, mehaz, muaheze

Yorum Bırak

Cim-Ye-Elif (ج ي ا)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 278 kez, 1 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Cim-Ye-Elif (ج ي ا)

Kök anlamı: gelmek, yapmak, işlemek, (“bi” edatı ile) getirmek, üretmek.

2 Yorum