İçeriğe geç

Aylar: Ağustos 2017

Dal-he-Ra (د ه ر)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 2 kez, 1 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız

Kök anlamı: Gerçekleşmek.

Dehr, çoğul Duhûr: Zaman (kısa veya uzun); zamanın başlangıcı; yıl; olay; dünyanın başlangıcından sonuna kadar geçen süre; evre, çağ/devir; felaket/afet; kader – kısmet; iyi ya da kötü yaşam boyunca süren kalıcı bir alışkanlık, bir amaç, bir niyet, bir arzu. Dünya.

Türkçe’ye girmiş türevler : dehrî (dünyanın sonsuz olduğunu savunan kimse, materyalist)

Akad. Dāru (1): dönem, sonsuzluk, zaman, yüzyıl. Dāru (2): bir ömür (?), Altmış yıl (?). Darû: Sonsuza dek sürmek, devam etmek, var olmak; ebedi olarak yaşamak. Dārâ sonsuza dek, daima, ebediyen, devamlı, durmadan

Yorum Bırak

Dal-Ye-Nun (د ي ن)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 101 kez, 5 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: İtaat/teslimiyet, kölelik, din; yüksek/yüce/asil/şerefli rütbe/durum/evre; borç almak veya kredi çekmek, borçlu olmak, borca girmek, borç sözleşmesi yapmak, ödünç parayı geri ödemek/geri vermek, ölüm (herkes tarafından ödenmesi gereken bir borç olduğu için), geri ödeme/tazminat; yönetmek/hükmetmek/idare etmek, sahip olmak/elinde bulundurmak; bir şeye alışkın/alışmış hale gelmek, onay, belirli yasa/kanun, sistem, gelenek/alışkanlık/iş, davranış tarzı/biçimi

Türkçe’ye girmiş türevler :  dindar, diyanet, mütedeyyin

Akad dīnu “yasa, yargı” İbr/Aram dīn

Yorum Bırak

Kef-Vav-Nun (ك و ن )

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 1391 kez, 3 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Olmak, var olmak, vuku bulmak, meydana gelmek, öyle veya böyle (olmak), kaynaklanmak.

mekân – taraf, yan, mesken, amaç, durum, yol, koşul, şart.

mekânetun – yer, yol, amaç, niyet, koşul, şart, yetenek, beceri, yapabilirlik, olunan veya var olunan yer.

Türkçe’ye girmiş türevler : mekân, mekânsal, lamekân, kâinat, tekevvün, tekvin, yekûn, topyekûn

Akad kānu durmak, konmak, konulmak

Yorum Bırak