İçeriğe geç

Aylar: Temmuz 2017

Ra-Elif-Ye (ر ا ي)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 328 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Görmek, düşünmek, tutmak; görüş sahibi olmak, algılamak, yargılamak, dikkate almak, bilmek.

Türkçe’ye girmiş türevler: rey, mirat, riya, mürai, rüya, rüyet

Yorum Bırak

Ra-Ha-Mim (ر ح م)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 339 kez, 9 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: merhamet etmek, şefkat göstermek, severek ve acıyarak korumak. Yufka yürekli olmak, acımak, birinin üzüntüsüne ortak olmak. Acınacak durumda bulunan kimseye yönelik yufka yüreklilik ve şefkat. Lütufta bulunma.

Rahima – İyilik eden, faydalandıran, özrü kabul eden veya affeden. Sevmek, hassasiyet, merhamet, acıma, bağışlayıcılık, yararlılığı deneyimlemek için gerekli olan her şeye sahip olmak.
Terhamu – merhamet, acıma, ya da şefkat sahibi olan; çok acıyan, çok şefkatli olan.
Erham – rahimler (tekil) rahim, yani menşe orijin. Karında bebeğin büyüdüğü hazne.
Ruhmun – ilişki, yani akrabalık, doğumla bağlantılı yakınlık; Bir ata ile bağlantılı akrabalık ilişkisi. Bir bağlantı veya ilişki durumu.
RahmanAr. fa’lan vezninde, etkin sıfat- isim olup “bütünlük ve kapsamlılık” fikrini taşır.
Rahimfail vezninde olup, daimi olan bir “yineleme ve verme” fikrini ifade eder.

Türkçe’ye girmiş türevler: rahmet, istirham, merhum, merhume, rahim, rahman

İbr/Aram raḥmān רחמן «merhamet eden», a.a. < İbr/Aram #rχm רחמ sevme, acıma, merhamet etme, bağışlama. ≈ Aram raḥəm רחם ana rahmi ≈ İbr rəḥām רחם a.a. ≈ Akad rēmu a.a. )

Not: Ar/Aram/İbr #rḥm “kucaklama, şefkat gösterme, merhamet etme” fiili, isim kökünden türetilmiştir.

Yorum Bırak

Cim-Ayn-Lam (ج ع ل)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 346 kez, 2 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: Bir şeyi yapmak, yaratmak, var etmek, varlık haline getirmek. Oldurmak, hale getirmek, oluşturmak. Başka bir hale, duruma dönüştürmek. Hakkıyla yargılamak, karar vermek, yasal düzenlemeler yapmak. Bilinir kılmak, yerleştirmek. İçine koymak, atamak, tahsis etmek. Ayarlamaya başlamak, başlamış olmak. Tencereyi ateşten indirmek için kullanılan bez parçası, kısa palmiye ağaçları, sürgünler, filizler.

Yorum Bırak

Kaf-Ta-Ayn (ق ط ع)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 36 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: kesmek, ayırmak, bölmek, ayrılmak, ayırmak, devre dışı bırakmak, devam edememek, çekilmek, yıkmak, çürümek, son vermek, durdurmak, bitirmek, devam etmemek, başaramamak, durmak, durdurulmak, engellenmiş, bir son vermek, parça, kısım, bölüm, bir bütünden kesilmiş

Türkçe’ye girmiş türevler: kıta, kat, ikta, inkıta, kati, maktu, mukataa, maktuen, kat´a, katiyen, katiyet, katiyetle

Yorum Bırak

Kaf-Ra-Elif (ق ر ا)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 88 kez, 4 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız  

Kök anlamı: okumak; derlemek, biriktirmek, yığmak, biriktirip dağıtmak; anlatmak, açıklamak, izah etmek, nakletmek; araştırmak, soruşturmak, incelemek.

Türkçe’ye girmiş türevler: kari, kuran, kıraat, kıraathane

Aramice ḳarā קרא‎ çağırma, seslenme

Yorum Bırak