İçeriğe geç

Kur'an Etimoloji Yazılar

Dal-Ayn-Vav (د ع و)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 212 kez, 7 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Dal-Ayn-Vav      د ع و

Kök anlamı: çağırmak, aramak, istemek, sormak, yardım talep etmek, başvurmak, atfetmek, seslenmek, dua etmek, yalvarmak, rica etmek, talep etmek, muhtaç olmak; davet etmek, iddia etmek. haykırmak, meydan okuma, bağırma, çağırma, uzaktakini çağırma – yakınlaştırma.

Türkçe’ye girmiş türevler:dua, beddua, duahan, dava, davet, davetiye, dua (beddua, duahan), iddia (iddianame, müddei), istida

Yorum Bırak

Ayn-Lam-Vav (ع ل و)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 70 kez, 14 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ayn-Lam-Vav      ع ل و

Kök anlamı: Yükseklik ve yücelik; şan, şeref, kuvvet ve kudret sahibi olmak, yüksek olmak, yükseltilmiş, yüce, engin, yükselmek, üstesinden gelmek, üzerinde olma, gurur duymak/üzerine/üzerinde, artmak, rütbe ve haysiyette artış, yükseltmek, kaldırmak, üstünlük sağlamak. – büyüklük, yüce – değerli, şerefli olan, üstün – üst taraf.

Türkçe’ye girmiş türevler:âlâ (ulya), alelade, aleyh, aleyküm, aleyna, lalettayin, alazalik (kezalik), alelade, aleyhisselam, binaenaleyh, müşarünileyh, alicenap, ilâ, ilave, illiyyin, teali, müteal, teala, ulvi

~ İbr ˁiliyon עֶלְיוֹן [#ˁly] en yüce, en yüksek

Yorum Bırak

Ayn-Kaf-Be (ع ق ب)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 80 kez, 11 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ayn-Kaf-Be      ع ق ب

Kök anlamı: başarılı olmak, yerini almak, sonrasında gelmek, ayak basmak, izlemek, ardından gelmek, hemen arkasından gelmek, bir kimseyi çok yakından takip etmek. Ayağın arka tarafı, topuk, ökçe, ard – soy sop, torun.

akkabe – defalarca gayret etmek, iade etmek, cezalandırmak, bir başkasının adımlarının üzerinden geçmek, izini takip etmek
taakkabe – dikkatlice bilgi toplamak, adım adım izlemek
akab – ölmek, geride çoluk çocuk bırakmak
akabeh – çıkması zor olan yokuş, derin vadiden yüksek dağa çıkan sarp yokuş, dağlardaki sarp yol, müşküllü yokuş, tehlike – sırtlı, arkalı, engebeli – birşeyin hemen arkası
ukbun – başarı.

akub – topuk, oğul, torun, yavrular
ukba – karşılık, misilleme, sonuç, ödül, son, başarı
ikab – günahtan sonra ceza, bir olayın sonucuna veya semeresine bakarak onu erteleyen veya geri çeviren.

Türkçe’ye girmiş türevler: akıbet, akap, müteakip, takip, ukba

Aram ˁaḳbā, Akad iḳbu “topuk”. ~ İbr yaˁḳōb יעקב «ardından gelen, sonraki», bir erkek adı, Yakup < İbr ˁāḳab עקב izleme, peşinden gitme

Yorum Bırak

Ayn-Ra-Şin (ع ر ش)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 33 kez, 3 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ayn-Ra-Şin      ع ر ش

Kök anlamı: inşaa etmek/bina etmek, (üzüm şarabı için) sarmaşık parmaklığı, asma sapı yapmak, çatı, yükseltmek (ev ya da yapı), mesken tutmak. – Tavanı olan şey, taht, çardak, köşk, çatı, mülk, güç, nüfuz, saltanat, egemenlik.

Türkçe’ye girmiş türevler: arş

~ Aram ˁarş ערש taht, özellikle Baal tapınağındaki taht ~ Akad erşu açık havada yatılan taht-yatak

Yorum Bırak

Ayn-Ra-Be (ع ر ب)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 22 kez, 3 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ayn-Ra-Be      ع ر ب

Kök anlamı: Fasih konuşma, açıklama, ifade etme; açıkça belirtme, apaçık beyan etme. farklı-ayırt edici, fasih, açıklayıcı konuşmak, fesahat. Saf, açık, sade, yalın, pürüzsüz, hatadan-kusurdan uzak, berrak su. Tutkulu, aşk dolu, neşeli, hayat dolu, coşkulu akan nehir; Arap, Arapça, Araplaşmak.

Arab kelimesi bir ırkın ismi olmakla beraber bu ırkın köy ve şehirlerde yaşayanlarına arab,  çölde (bâdiye) yaşayanlarına ise a‘râb (bedevî) denir.

urb – kocasına çok düşkün olan ve onun haklarını güzel bir şekilde yerine getiren eş.

Türkçe’ye girmiş türevler: Arap, irap (Arapça sözcüklerin kurala uygun çekilmesi)

Yorum Bırak

Elif-Ye-Dal (ا ي د)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 11 kez, 2 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Elif-Ye-Dal      ا ي د

Kök anlamı: desteklemek, güçlendirmek, onaylamak, doğrulamak, sağlamlaştırmak.
büyük kuvvet, kudret, büyük iş, gücü kuvveti olma.

Türkçe’ye girmiş türevler: teyit, teyit etmek, teyitleşmek, müeyyide, müeyyet, müeyyit

Yorum Bırak

Be-Ra-Cim (ب ر ج)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 7 kez, 4 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Be-Ra-Cim      ب ر ج

Kök anlamı: Saray, burç, kale – güzelliklerini gösteren kadın – görünme, ortaya çıkma, açılıp saçılma – gözleri geniş ve güzel olan.

Teberruz, bariz, açık, aşikar, zuhur eden, her bakanın gözüne zahir olan – surların yüksek yerleri yüksek köşk içinde oturanlar için ne ise burçlar da yıldızlar için onun gibidir. Ayın konakladığı menziller de köşke benzer, görünme anlamı da taşır; köşkün yüksekliği nedeniyle görülmesi gibi.

Türkçe’ye girmiş türevler: burç, burgaz, burjuva

~ Aram burgā ברגא 1. kule, 2. yolcular için durak yeri, menzil ~ EYun pýrgos πύργος kule << HAvr *bʰr̥ǵʰ- yüksek yer, kule < HAvr *bʰerǵʰ- korumak

Yorum Bırak

Nun-Be-Elif (ن ب ا)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 160 kez, 6 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Nun-Be-Elif      ن ب ا

Kök anlamı: Yüksek/yüce olmak, yüceltilmek / yükseltilmek, konum ve değeri yüksek olmak. Yeryüzünde çıkıntı/kabartı/yükseklik/yüksek mevki ya da saygınlık, besbelli/apaçık yol. Başka bir bölgeden/toprak parçasından gelen akarsu.

Bilgilendirmek, bildirmek, çağırmak, alçak sesle dile getirmek. Bilgi, haber, anons/ilan/duyuru; anlatı/anlatım; hikaye, büyük ve önemli haber, kendisinden büyük fayda sağlanan ve ilim alınan haber.

Nebî sözlükte “haber veren; mertebesi yüksek olan; açık seçik yol” anlamlarına gelir.

nebe – haber / hikaye
nebiy – peygamber
nübüvvet – peygamberlik
nebbe’a– anlatmak
enbe’a – anlatmak
istenbe’a – sormak ya da anlatılmak

Türkçe’ye girmiş türevler: nübüvvet, enbiya, nebi
~ İbr nābiyā נָבׅיָא [#nby] a.a. < İbr nābāa נָבׇא çağırmak, bildirmek

Yorum Bırak

Sad-Dal-Kaf (ص د ق)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 155 kez, 19 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Sad-Dal-Kaf (ص د ق)

Kök anlamı: doğru olmak, doğru sözlü/dürüst olmak, samimi/ihlaslı, doğruyu söylemek, başkasının söylediği gerçeği onaylamak yada belirlemek/pekiştirmek, teyit etmek, doğrulamak, inancına bağlı kalmak, içtenlikle vaadini yerine getirmek/ vaadine riayet etmek, yerine getirmek/tamamlamak, birini kendine güvenilir veya emin kılmak/tutmak.

saddeka– onaylamak, doğrulamak, yerine getirmek.

tesaddeka– sadaka vermek.

sıdk– doğru sözlülük, doğruluk, gerçeklik, dürüstlük, dosdoğruluk, samimilik, sağlamlık, farklı nesneler arasındaki mükemmellik. hakikati konuşmak, gerçeğe uygun bilgi vermek, dürüst ve güvenilir olmak, vaadine sadâkat göstermek. hakikati ifade eden, gerçeğe uygun olan söz, doğruluk, dürüstlük, güvenilirlik.

sâdık – doğru sözlü

sıddık– sadık/güvenilir/içten kişi; doğru sözlü/dosdoğru kişi.

Türkçe’ye girmiş türevler: sadaka, sadık, sıdk, tasdik, sadakat, musaddık, tasdikname

Aram ṣidāḳā צדקא doğruluk, erdem, adalet; İbr ṣadīḳ צַדדִיקׅ sadık. İbr ṣedeḳ, Aram ṣidḳōth “doğruluk, sadakat”.

Yorum Bırak

Elif-Mim-Ra (ا م ر)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 248 kez, 6 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Elif-Mim-Ra (ا م ر)

Kök anlamı: söylemek, herhangi bir işin yapılmasını söylemek, bir işin yapılmasını istemek, emretmek, talimat vermek, yönetmek.

emir (emr) – “emir, buyruk. hal, durum, iş, olay, konum”.

Türkçe’ye girmiş türevler: amir, emare, emireri, amira, amiral, mir, imrahor, miralay, mirliva, mirza, ümera, emrihak, emrivaki, evamir, memur, ululemr, umur (umursa-)

İbr/Aram āmar אמר söylemek, buyurmak

Yorum Bırak