İçeriğe geç

Kur'an Etimoloji Yazılar

Ha-Za-Nun (ح ز ن)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 42 kez, 2 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ha-Za-Nun (ح ز ن)

Kök anlamı: kederli / hüzünlü/ mutsuz / mahzun olmak; derde girmek, matem, mahzun etmek, bir şeye üzülmek, kederlenmek, tasalanmak, endişe, gam, efkar, tasa, acı, can acısı, hüzün, üzüntü, keder, tasa.

hüzün “istenmeyen bir durumun başa gelmesinden veya geçmişteki bir kayıptan duyulan keder, üzüntü” şeklinde tanımlanır ve sürûr ve ferah kelimelerinin karşıtı olarak gösterilir. Râgıb el-İsfahânî “hüznü” “kederden hâsıl olan iç sıkıntısı” şeklinde tanımladıktan sonra bu sıkıntının iradî olmadığını, bu sebeple Kur’an’da geçen “üzülme” veya “üzülmeyiniz” gibi ifadelerin gerçekte hüzünlenmeyi değil bu duyguya götüren davranışlardan sakınmayı öğütlediğini belirtir.

Türkçe’ye girmiş türevler: hüzün, hazin, mahzun

Yorum Bırak

Fe-Te-Ye (ف ت ي)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 21 kez, 7 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Fe-Te-Ye (ف ت ي)

Kök anlamı: genç/civan olmak; ergin, cesur, cömert, erkeksi nitelikler, gözüpek, cesur, iyi arkadaş, genç yoldaş, genç köle, hizmetkar.

efta – tavsiyede bulunmak, görüş bildirmek, talimat vermek, karar vermek, bir hukuk meselesinde yargıda bulunmak/karar vermek, yasal bir kararname vermek, yasal bir karar ilan etmek, ilahi bir karar vermek veya kutsal bir yasa çıkarmak, anlamını açıklamak, duyurmak, açıklama yapmak.

fetva kelimesi sözlükte “bir olayın hükmünü açıklayan veya hükmünü koyan, güçlükleri çözen kuvvetli cevap, hukuki görüş” anlamındadır.

Türkçe’ye girmiş türevler: fetva, müftü

Yorum Bırak

Ayn-Fe-Fe (ع ف ف)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 4 kez, 2 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Ayn-Fe-Fe (ع ف ف)

Kök anlamı: gayrimeşru/yasadışı olandan kaçınmak, utanmak, edepli olmak, kanaatkâr olmak, kendini dizginlemek.

iffet – güzel olmayan söz ve davranışlardan sakınmak

Türkçe’ye girmiş türevler: afif, iffet

Yorum Bırak

Mim-Te-Ayn (م ت ع)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 70 kez, 4 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Sad-Lam-Ha (ص ل ح)

Kök anlamı: eğlenmek, keyfini sürmek, yararlanmak; hediye, yararlı / avantajlı herhangi bir şey, mallar (örneğin mutfak eşyaları, mobilyalar), emtia/mal/eşya

temettuˁ – kullanma, yararlanma, menfaat elde etme

metâ kelimesi (çoğulu emtia), “insanın elde edip yararlanmak istediği her türlü maddî değer ve ihtiyaç maddesi demektir.

mut‘a erkeğin eşinin geçimini sağlamak üzere ona vermekle yükümlü olduğu maddî değeri ve özellikle hanımını boşaması halinde ona ödeyeceği nafakayı ifade etmekte, ayrıca “mehir” mânasına da gelmektedir.

Türkçe’ye girmiş türevler: meta, emtia, matah, muta, temettü

Yorum Bırak

Sad-Lam-Ha (ص ل ح)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 180 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Sad-Lam-Ha (ص ل ح)

Kök anlamı: doğru / iyi / dürüst / namuslu / güvenilir olmak, uymak, uygun olmak.

saleha – uygun/iyi/yararlı oldu, uydu, uyum gösterdi, iş yürüdü.
eslaha – bir şeyi doğru yapmak, reform yapmak, iyi şeyler yapmak.
sâlihât – iyi/düzgün eylemler/işler
aslaha – işleri düzeltmek, kendini düzeltmek, aralarında anlaşmaya varmak, uygun kılmak
islâh – doğruluk/namusluluk/dürüstlük, uzlaşma/barış, düzeltme/iyileştirme/yasayı değiştirme/değişiklik, daha iyi hale getirme, reform/tekrar kurma/yeniden düzenleme.
muslihun – reformcu/namuslu/dürüst/bütünlüklü/barışçı kişi

Salih Sözlükte “(bir şey) iyi, doğru, yararlı ve uygun olmak; doğruluk, dürüstlük” anlamlarındaki salâh (sulûh) kökünden türeyen sâlih kelimesi “faydalı, iyi, doğru ve güzel olan, işe yarar, her türlü bozukluk ve yanlışlıktan arınmış; barışçı, uyumlu” gibi mânalara gelmekte olup fâsid (bozuk, düzensiz) ve sû’ (kötü, çirkin) kelimelerinin karşıtıdır. Aynı kökten gelen sulh “nefret ve düşmanlığa son verme”, ıslâh “düzeltme, daha iyi ve faydalı hale getirme; insanlar arasındaki çatışmayı ortadan kaldırma”, muslih “bozukluğu düzeltip iyileştiren, barıştan yana olan” mânalarında kullanılmaktadır. Kur’ân-ı Kerîm’de sâlih kavramı biri “iyi, hayırlı iş ve davranış”, diğeri “dinî ve ahlâkî bakımdan iyi davranışlara sahip kişi” olmak üzere iki mânada kullanılmıştır.

Türkçe’ye girmiş türevler: salih, saliha, ıslah, ıslah etmek, sulh, maslahat, ıstılah, maslahat, maslahatgüzar, musalaha, salah, salahiyet

Aram. ṣəleḥ צלח 1. yarmak, 2. başarmak, müreffeh olmak, uygun olmak

Yorum Bırak

Elif-Kh-Ra (ا خ ر)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 250 kez, 6 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Kef-Zal-Be (ك ذ ب)

Kök anlamı: son, diğer, sonra gelen, sonraki, başka, ikinci. geriye gitmek, geri çekilme, vazgeçme, geri durma, gecikme, erteleme, tecil etme, sonuncu, bir şeyin arka bölümü.

Türkçe’ye girmiş türevler: ahir, ahiret, bilahare, teehhür, tehir (muahhar), uhrevî

5 Yorum

Vav-Kaf-Ye (و ق ي)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 258 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Kef-Zal-Be (ك ذ ب)

Kök anlamı: korumak, esirgemek, muhafaza etmek, saklamak, önlemek, kötülük ve felaket karşısında korumak, güvende olmak, bir kalkan görevi görmek, göreve saygı duymak, sakınmak, saygı göstermek, korkmak, çekinmek.

takva: Dinin emir ve tavsiyelerine uyma, haram ve günahlardan kaçınma hususunda gösterilen titizlik anlamında bir kavram. Fiilin kökü “korku” anlamını da içermekle birlikte bu korkunç bir şeyden çekinmeyi değil, seven birinin sevdiğinin gönlünü incitmekten çekinmesini, yaratanına karşı saygı ve sorumluluk duyma hassasiyetini ifade eder. “Allah bilinci, Allah’a karşı sorumluluk bilinci” ifadeleri kavramın içeriğine daha uygun görünmektedir. Takva ve ittikā kelimelerinin içerdiği korku Allah’a duyulan saygıdan kaynaklanır. Takva; olumlu korkudur, sevgiyi yıpratma veya yitirme endişesidir.

muttaki : kötülüklere ve kendisinde zarar ve yaralanmalara sebep olacak şeylere karşı korunarak insanlığa ve Allah’a karşı görevlerini saygılı bir şekilde yerine getiren kişi.

Türkçe’ye girmiş türevler: muttaki, takiye (takke), takva

Yorum Bırak

Kh-Lam-Kaf (خ ل ق)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 261 kez, 8 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Kef-Zal-Be (ك ذ ب)

Kök anlamı: yaratmak, oranlamak, ölçümlemek, bir şeyi ölçmek veya paylara ayırmak, mükemmel bir ölçüye uygun olarak yapmak veya şekil vermek, bir işi ölçülü ve âhenkli biçimde yapmak, belirli bir ölçüye göre var etmek, daha önce tasarlanmış bir model veya kalıbı baz alarak üretmek veya meydana getirmek, şekillendirmek, mevcut ana maddeyi başka bir kalıba dökmek, olmayan bir şeyi varlık haline getirmek, var etmek (yoktan yaratmak), bir söylev veya konuşmayı üretmek veya oluşturmak, gerçekte bir icat olmadığı halde varmış gibi göstermek, yalan uydurmak, bir şeyi adil ve düzgün yapmak, pürüzsüz hale getirmek, gerçekleşmesi muhtemel ve mümkün olan (veya olmak üzere ya da olacak olan, veya halihazırda gerçekleşmesi devam eden ya da olup bitmiş olan), bir insana o kişinin niteliğine uygun olarak davranmak, bir şeyi giymek ve eskitmek, tastamam oturmak, yetkin olmak, uygun olmak, düzgün olmak, yapılış ve oran bakımından tam veya kusursuz olmak, doğuştan gelen, doğal bir dışavurum, mizaç, yaradılış, karakter, kalite sergilemek.

Türkçe’ye girmiş türevler: halk, halayık, halik, hilkat, hulk (ahlak), mahluk

Aram χelḳā חֶלְקָא [#χlḳ] pay, bölük, kısım < Aram χālaḳ חלק pay etmek, bölmek, düzeltmek, düzenlemek

Yorum Bırak

Elif-Kh-Zal (ا خ ذ)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 273 kez, 7 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Cim-Ye-Elif (ج ي ا)

Kök anlamı:  eline almak, elde etme, alma, kabul etme, zorla alma, esir alma, alınan, edinilen; türetilen-çıkarsanan, kabul edilmiş; bir antlaşmayı kabul etmek; sarsılmış-etkilenmiş; ustalık kazanmak, yok etmek, cezbetmek, büyülemek.

Türkçe’ye girmiş türevler: ahize, ahz, aksata, ittihaz, mehaz, muaheze

Yorum Bırak

Cim-Ye-Elif (ج ي ا)

Kuran’da bu kökten türetilmiş kelimeler toplamda 278 kez, 1 adet türemiş formda geçiyor.

Kuran’daki geçiş yerlerinin detaylı analizi için tıklayınız Cim-Ye-Elif (ج ي ا)

Kök anlamı: gelmek, yapmak, işlemek, (“bi” edatı ile) getirmek, üretmek.

2 Yorum